Erzincan Boşanma Avukatı

Kişisel İlişki Nedir?

Kişisel ilişki, çocuğun velayetinin kendisine bırakılmadığı anne ve baba veya olağanüstü hallerde çocuğun menfaatine uygun düşen diğer kişi ile çocuğun belirli süre görüşmesi, kalması ya da iletişim kurmasını ifade eder.

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin davalarsa ya da boşanma davalarındaki taleplerde bakılacak en önemli husus “ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARIDIR.” Bunun sebebi ise kişisel ilişki kurma hakkının uluslararası sözleşmelerde karşılıklı bir hak olarak düzenlenmesidir. Yani bu hak yalnızca anne ve babaya tanınmamıştır. Çocuk açısından da bir hak olarak düzenlenmiştir.

Kişisel ilişki tesisine ilişkin kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu sebeple kişisel ilişki kurulmasına karar veren mahkeme, çocuğun güvenliğini zedeleyen olguları her zaman öncelikli olarak önemseyerek dikkate alır ve ilerde değişen şartlara göre her an yeniden düzenleme yapabilir ve kişisel ilişkiyi kaldırabilir.

    Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin haktan feragat edilmesi mümkün değildir. Buna ilişkin yapılan sözleşmeler de geçerli değildir. Yargıtay kararlarında da beyan edildiği üzere buna ilişkin düzenlenen protokoller çocukların üstün yararına açıkça aykırı olup hükümsüzdür.

Çocuk ile Kişisel İlişki Kurulmasında Şartlar Nelerdir?

  • Çocuğun öncelikle sağlık bakımından yararı gözetilir. Sağlık sorunlarının belirlenmesi ve rapor alınması önemlidir. Çocuk külfetli yolculuklara zorlanmamalıdır.
  • Çocuğun eğitim bakımından yararı gözetilir. Okul dönemleri, kursları ve tatilleri nazara alınarak kişisel ilişki kurulmalıdır. Çocuğun okul ve kurs günleri kişisel ilişki düzenlenmesi yapılmamalıdır.
  • Çocuğun ahlak bakımından yararı öncelikli olmalıdır.
  • Çocuğun yaşı bakımından; anne bakım ve şefkatine muhtaç bir çocuk ise bu durum mahkemede nazara alınır.
  • Çocuğun güvenlik bakımından yararı öncelikli dikkate alınır.

 Üçüncü Bir Kişi İle Kişisel İlişkinin Kurulması

    Yargıtay yerleşik içtihatlarında da görüleceği üzere kişisel ilişki kararının bir kişinin nezaretinde gerçekleştirilmesi mümkün olmayacaktır.

    YARGITAY 2.Hukuk Dairesi 2012/ 23856 E. 2013 / 16065 K. 10.06.2013 K. Tarihi

    “Ana ve baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulurken çocuğun üstün yararı yanında ana babalık duygusunun tatmin edilmesine ve geliştirilmesine özen gösterilmesi gerekir. Velayeti babaya bırakılan 2003 doğumlu… ile anne arasında anne yanında yatılı kalacak şekilde uygun kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Öte yandan kişisel ilişkinin davacı baba nezaretinde kurulması da kişisel ilişkinin amacına aykırıdır.”

    Ancak “Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi” gereğince çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından birisiyle kişisel ilişkisinin sürdürülmesi, onun yüksek yararına değilse, ana veya babasıyla gözetim altında kişisel ilişki kurma imkanı ya da diğer şekillerde ilişki kurma imkanı da öngörülecektir.

Erzincan Avukat 
Çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası nedir?

Kişisel İlişkinin Kaldırılması Davası Nedir?

Kişisel ilişki kurulması mutlak bir zorunluluk teşkil etmemektedir. Koşulların değişmesi durumunda kişisel ilişki kaldırılabilmektedir. Mahkeme anne baba veya 3. kişi ile çocuk arasında kişisel ilişki tayin etse de zamanla değişen koşullara göre kişisel ilişkiyi her zaman kaldırabilir. Çocuğun üstün yararı mahkeme nazarında her zaman analık/babalık duygusunu tatmin etmekten önce gelmektedir.

Kişisel ilişkinin kaldırılması davasında gerek görüldüğü takdirde uzman görüşüne veya uzman taraflar ile görüşerek rapor düzenlenmesi yoluna başvurulabilmektedir. Rapor düzenlenirken çocuk ile görüşülmüş olması gerekmektedir. Eğer çocuk idrak etme çağında ise kişisel ilişkinin kaldırılması davasında çocuğun kendisi dinlenebilir. Bu şekilde dinlenen çocuğun tercihi önem arz eder ve mahkemece dikkate alınır. Çocuğun üstün yararı gerekli araştırma yapılarak mahkemece karar verilir.

Taraflara mahkeme tarafından, taleplerinin dışına çıkılarak mükellefiyet yükleyecek şekilde hüküm kurulamaz ve mahkemece zaruri bulunmadıkça ve çocuğun üstün yararı gerektirmedikçe tarafların talepleri dışında hüküm kurulamaz. Ancak daha önce de belirtildiği üzere çocuğun üstün yararının gerektirdiği durumların söz konusu olması durumunda mahkeme re’sen gerekli olan tüm tedbirleri alabilecektir.

Çocuk kişisel ilişkinin kaldırılma davası sırasında ergin olmuşsa, dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmelidir.

Kişisel İlişkinin Kaldırılması Davasının Şartları Nelerdir?

  • Çocuk ile kişisel ilişkinin zedelenmiş olması halinde kişisel ilişki kaldırılır. Anne baba veya kişisel ilişkisi kurulan 3. kişi, diğerinin çocuk ile ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde çocuk ile kurulan kişisel ilişkisi kaldırılabilir. Örneğin; velayet hakkına sahip olan anne, babanın çocuk ile kişisel ilişkisi kurmasını haksız yere engellerse, çocukları haksız yere kaçırırsa velayet hakkı kendisinden alınabilir.
  • Çocuğun eğitiminin ve yetiştirilmesinin engellenmesi halinde kişisel ilişki kaldırılır. Kişisel ilişkisi kurulan anne, baba veya 3. kişi çocuğun eğitimi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmalıdır. Aksi takdirde kişisel ilişkileri kaldırılabilecektir.
  • Çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi halinde kişisel ilişki hakkı kaldırılabilir. Mahkeme kişisel ilişki tayin ederken anne baba veya 3. Kişinin yaşama şeklini mutlaka araştıracak ve nazara alacaktır.
  • Çocuk ile ciddi olarak ilgilenilmemesi halinde kişisel ilişkileri kaldırılır. Çocuğun üstün yararı her zaman daha önceliklidir.Çocukla ilgilenmemek de buna bir örnektir.
  • Çocuğun sağlığının tehlikeye girmesi durumunda kişisel ilişki kurma hakkı kendilerinden alınır.
  • Çocuğun güvenliğinin tehlikeye girmesi halinde kişisel ilişki kaldırılır. Burada önemli olarak değinilmesi gereken husus çocuğun cinsel güvenliğidir. Çocuğun cinsel güvenliği tehlikede olup bu husus kanıtlandığında mahkeme tarafından kişisel ilişki kaldırılacaktır.
  • Çocuğun ahlakının tehlikeye girmesi halinde kişisel ilişki kaldırılır. Kendisiyle kişisel ilişki kurulacak anne baba veya 3. Kişinin yaşayış biçimleri mahkemece mutlaka nazara alınacak, çocuğun ahlak ve güvenliğinin zedelenmesi söz konusu ise kişisel ilişki kaldırılacaktır.
  • Diğer önemli sebeplerin varlığı halinde de kişisel ilişki kaldırılır. Diğer önemli sebeplerin varlığı mutlaka somut olgularla kanıtlanmalıdır. Sebebin önemli olması ve mahkeme huzurunda somut deliller ile kanıtlanmış olması halinde kişisel ilişki kaldırılır.

Kişisel İlişki Noktasında Çocuğun Görüşü Dikkate Alınır mı?

Velayet ve kişisel ilişki hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. İdrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerekmektedir. Bu durumda kişisel ilişkinin kurulmasına, değiştirilmesine veya kaldırılmasına ilişkin bir karar verilmeden önce çocuğun idrak çağında olması halinde Mahkeme tarafından mutlaka kişisel ilişki düzenlemesi hakkındaki tercihleri kendisine sorulmalıdır. Yargıtay’ın ilgili ilamlarında da belirtilmiş olduğu üzere çocuğun görüşü alınmaksızın kişisel ilişkiye ilişkin verilecek bir karar bozma sebebi teşkil edecektir.

Kişisel İlişkinin Kaldırılması Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Nedir?

Kişisel ilişkinin kaldırılması davasında aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalarda yargılamaya yapar ve karar verir. Kişisel ilişkinin kaldırılması davasında yetkili mahkeme ise çocuğun oturduğu yer mahkemesidir. (TMK 326) Kişisel ilişkinin kaldırılması davasında çocuğun oturduğu konumdaki Aile Mahkemesi görevli ve yetkili mahkeme olacaktır.

Kişisel ilişkinin Kaldırılmasını İsteme Süreye Tabi Midir?

Kişisel ilişkinin kaldırılması davasında çocuğun üstün yararı gözetildiğinden kaldırılması her zaman istenebilmektedir. Çocuğun güvenliği, ahlakı, eğitimi veya sağlığı gibi konularda herhangi bir tehlike veya zedelenme söz konusu ise her zaman kişisel ilişkinin kaldırılması talep edilebilir.

Taraflar anlaşmalı boşanmış olsa dahi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra durumun çocuğun aleyhine değişmesi halinde çocuğun korunması ve üstün yararı gözetilerek kişisel ilişki kaldırılabilmektedir. Ayrıca kişisel ilişkinin kaldırılması davasının icra edilebilmesi için kesinleşmesi gerekmektedir.

Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 31.05.2005 tarih ve E. 2005/5868, K. 2005/8446 sayılı kararında;

“…Toplanan delillerden; davalının boşanmalarından sonra davacıyı ve davacının annesini, çocuğun gözleri önünde silahla ağır biçimde yaraladığı, çocuk, beş yaşındayken gerçekleşen bu olay nedeniyle; çocukta babaya karşı aşırı derecede korku geliştiği ve babasının sürekli olarak annesine zarar verebilecek potansiyel olarak gördüğü, babasını görmek ve karşılaşmak istemediği babasıyla görüşmesi, çocuğu psikolojik açıdan olumsuz etkilediği, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun ciddi biçimde bozulduğu ve tehlikeye girdiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 324/2. maddesi koşulları oluştuğundan, davanın kabulü ile baba ile çocuğun kişisel ilişkisinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” şeklinde hüküm kurmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi,27.2.201 tarih ve E. 2013/21596, K. 2014/4127 sayılı kararında;

“..Kişisel ilişki kurulurken analık ve babalık duygularından önce çocukların yararı dikkate alınmalıdır. Ortak çocuğun beyanından da anlaşılacağı şekilde, davalı baba bilgisayarda porno film izlemekte, bu filmleri çocuk da görmektedir. Velayeti davacı anneye bırakılan çocuk ile baba arasında yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki tesisinin çocuğun ahlaki gelişimini olumsuz etkileyeceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle, müşterek çocuk ile baba arasında yatılı kalacak şekilde ve uzun süreli kişisel ilişki kurulması doğru değildir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.4.2010 tarih ve E. 2010/734, K. 2010/7240 sayılı kararında;

Türk Medeni Kanununun 182/2 ve 324/2. maddeleri uyarınca kişisel ilişki düzenlenmesinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulduğuna, toplanan delillerden ve özellikle baba hakkında düzenlenen iddianame içeriğinden ve küçüğün tercihi de dikkate alınarak her iki çocukla baba arasında kişisel ilişkinin kurulması halinde huzurlarının tehlikeye gireceği, fikri gelişimlerinin olumsuz etkileneceğinin anlaşıldığının, açıklanan sebeplerle davalı ile küçükler arasında kişisel ilişki kurulmasının doğru bulunmadığı” yönünde karar vermiştir.

Bu konuyla alaka Erzincan çevresi için bir Erzincan Avukattan yardım almanızı tavsiye ederiz.

Erzincan Boşanma Avukatı Nedir?

Velayeti annede olan çocuğa annenin soyadını vermesi

Daha fazla makale için tıklayınız.

1 comment on “Çocukla Kişisel İlişkinin Kaldırılması Davası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ara