Seri Muhakeme Usulü Nedir?

Alternatif Çözüm Yöntemi Olarak Seri Muhakeme Usulü,7188 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 250. maddesinde düzenleme alanı bulmuştur.

Seri Muhakeme Usulü, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının kamu davasının ertelenmesine karar vermediği hallerde, şüphelinin müdafii huzurunda açık rızasının alınması koşuluyla, -5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen esasları da dikkate alarak- ‘temel ceza’yı belirleyecek ve belirlediği cezanın yarısı oranında tespit ettiği ceza hakkında ‘yazılı bir talepname’ hazırlayacaktır. Mahkeme yapacağı bu inceleme sonrasında, seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için gerekli olan şartların oluştuğunu tespit ederse, talepnamede belirtilen şekilde (yönde) hüküm kuracak; gerekli şartların oluşmadığını tespit ederse, Cumhuriyet Savcının talebini reddedip, genel hükümlere göre soruşturmanın yapılmasına karar verecektir.

Bu kapsamda Seri Muhakeme Usulü, kanunda belirtilen bazı suçlarla sınırlı olarak uygulanmak üzere ihdas edilmiş bir alternatif çözüm yöntemidir.

Seri Muhakeme Usulünün Amacı Nedir?

Seri muhakeme usulünün temel amacı, yargılama faaliyetlerindeki sürelerin kısaltılarak zaman, emek ve mali kaynak açısından tasarruf sağlanmasıdır. Mağdurları belirli olmayan, nispeten ispatı kolay ve yaptırımı hafif sayılabilecek bazı suçlar açısından yargılama süreci, bazı uygulamalardan vazgeçilerek basitleştirilmiştir.

Seri Muhakeme Usulünün Şartları Nelerdir?

  • Suç, önödeme ve uzlaştırma kapsamında olmamalıdır.
  • Kanunda açıkça sayılan suçlardan birine yönelik yürütülen bir soruşturma olmalıdır.
  • Kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmiş olmalıdır.
  • Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı vermemiş olmalıdır.
  • Şüphelinin aydınlatılması ve müdafi huzurunda özgür iradesi ile usulün uygulanmasını kabul etmesi gereklidir.
  • Şüphelinin yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik halinin olmaması gereklidir.

Hangi Suçlar Seri Muhakeme Usulüne Tabidir?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 250. maddesinin birinci fıkrasında seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar sayılmıştır:

  • Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),
  • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170),
  • Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),
  • Gürültüye neden olma (madde 183),
  • Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),
  • Mühür bozma (madde 203),
  • Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),
  • Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228, birinci fıkra),
  • Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268),
    suçları ile,
  1. 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13. maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçları,
  2. 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suçu,
  3. 13.12.1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2. maddesinde belirtilen suçu,
  4. 24.4.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun ek 2. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suçu”

işlemesi halinde, hakkında “Seri Muhakeme Usulü” uygulanabilecektir (CMK.m.250/1). Bu hükümde sayılmayan suçlar hakkında -daha hafif bir ceza öngörüldüğü düşünülse bile- seri muhakeme usulünün uygulanması mümkün değildir.

Talepname Nedir?

Cumhuriyet savcısı, seri muhakeme usulün uygulanması için yaptığı teklifin şüpheli tarafından kabul edilmesi sonrasında, ‘CMK’nin 250. maddesinin 4. fıkrasını uyarınca şüpheliye uygulanacak yaptırım miktarını belirleyecek’ ve ‘

Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler (CMK m.250/ 4).Cumhuriyet savcısı, belirlediği yaptırımın uygulanmasını görevli mahkemeden “yazılı bir talepnameyle” isteyecek’tir. Bu suretle belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51 inci maddesine göre ertelenebilir (CMK m.250/5). Belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması halinde CMK’nın 231. Maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) da uygulanabilir (CMK m.250/6).

Klasik usuldeki iddianameye benzer olarak seri muhakeme usulünde talepname tanzim edilir. Talepnamede yer alması gereken hususlar Seri Muhakeme Yönetmeliği m.12/2’de şu şekilde düzenlenmiştir:

a) Şüphelinin kimliği ve müdafii,

b) Mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği ile varsa vekili veya kanuni temsilcisi,

c) İsnat olunan suç ve ilgili kanun maddeleri,

ç) İsnat olunan suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,

d) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,

e) İsnat olunan suçu oluşturan olayların özeti,

f) Cumhuriyet savcısı tarafından bu usulün uygulanmasının şüpheliye teklif edildiği ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul ettiği,

g) Belirlenen ceza ve/veya güvenlik tedbirleri ile uygulanmış ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasına seçenek yaptırımlar veya hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hususlar.

Seri Muhakeme Usulünde Hüküm Kurulması

Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün teklif edildiği, şüphelinin müdafii huzurunda bu teklifi kabul ettiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır (CMK m.250/9).

Bu düzenlemeye göre, hüküm Cumhuriyet savcısının belirlediği şekilde kurulmalıdır. Eğer mahkeme seri muhakeme usulünün şartlarının oluşmadığı veya eylemin başka bir suç teşkil ettiği veyahut başka bir ceza uygulanması gerektiği kanaatinde ise Cumhuriyet savcısının talebini reddedip dosyayı iade etmek zorundadır.

Bu şekilde Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme genel hükümler çerçevesinde itiraz edilebilir (CMK m.250/14).

CMK’nin 250. maddesinin 14. fıkrası; “Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan ‘hükme’ itiraz edilebileğini” düzenlemesini ihdas etmektedir. Öncelikle itiraz kanun yolu (CMK.m.267 vd.), bir ‘hâkim kararı’ veya yasada açıkça gösterilen hallerde ‘mahkeme kararı’nın, bu karardan zarar gören ilgili kişinin başvurusu üzerine, kural olarak başka bir mercide yeniden incelenmesine olanak tanıyan bir hukuki yoldur. İtiraz, “kesinleşmemiş hâkim ve mahkeme kararlarına karşı gidilmesi nedeniyle bir olağan kanun yolu”, “maddi ve hukuki meselelere temas etmesi bakımından da asıl derece kanun yolu” olduğu söylenebilir. Bu kanun yoluna, son karardan gayrı kararlara -yani, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen “hüküm” dışındaki kararlara- karşı gidilebilmektedir.

Belirttiğimiz bu esaslar çerçevesinde, CMK’nin 250. maddesinin 14. fıkrası; mahkemenin seri muhakeme kapsamında ve Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda kuracağı ‘hükme’ karşı da ‘itiraz’ kanun yoluna başvurulması öngörülmüştür. Her şeyden önce yukarıda incelediğimiz ‘itiraz müessesesi’ne başvurunun en beliğin şartı, “hâkim veya mahkeme tarafından verilmiş ‘hüküm’ dışında bir karar”ın bulunmasıdır. Yani son karara (hükme) karşı itiraz kanun yoluna başvurulması, bu kanun yolunun amacına aykırıdır. Hükme karşı ancak istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilmektedir. Unutmamak gerekir ki; mahkeme, seri muhakeme usulü uygulanmasında son aşamaya gelindiğinde -şekli/usuli de olsa- sanık hakkında bir hüküm tesis ederek süreci sonlandırmaktadır. Bu haliyle seri muhakeme usulü sonunda mahkemece kurulan hükme karşı artık itiraz kanun yoluna değil, istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulması gerekecektir.

Av. Haşim KARTAL

1 comment on “Seri Muhakeme Usulü Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ara