ARAÇ DEĞER KAYBI NEDENİYLE MADDİ TAZMİNAT DAVASI

Trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası, en az bir motorlu aracın katıldığı bir kazada malvarlıklarında meydana gelen zararlarının giderilmesi amacıyla zarara uğrayan kişiler tarafından trafik kazasında sorumluluğu bulunanlara karşı açılan bir tazminat davası türüdür.

Trafik kazası nedeniyle tazminat davasının hukuki dayanağı, trafik kazasının bir haksız fiil (BK md.49) sorumluluğu doğurmasıdır. Trafik kazasının hukuki nitelik açısından haksız fiil olmasının; zamanaşımı, mahkemenin yetkisi, tazminatın miktarı gibi pek çok konuda bazı neticeleri vardır.

Araç değer kaybı, bir trafik kazasında kusuru az olan tarafın kusuru fazla olan taraftan kazalı aracın kazadan önceki değerine nazaran meydana gelen kaybı haksız fiil hükümleri uyarınca talep edebileceği zarar kalemidir.

Araç değer kaybı, kaza sonucu zarar gören araç tamamen onarılmış olsa da aracın onarılmış durumdaki değeri, araç onarımın izlerini taşıyacağından aynı özelliklere sahip ve hiç hasara uğramayan başka bir aracın değerinden düşük olacaktır. Uygulamada bu değer farkına ‘araç değer kaybı’ denilmektedir.

Yargıtay 4.HD. 2002/130 E. 2002/4512 K.; “Kazaya karışan araç tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araç, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü ile aracın onarılmış durumdaki değerinin, araç ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan aracın değerinden düşük olacağı için tazmin edilmesinin gerektiği vurgulanmaktadır.

HUKUKİ NİTELİĞİ

Değer kaybı‘ kanunlarımızda özel bir düzenleme olarak bulunmasa da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinde yer alan; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.  

Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” düzenlemesi gereğince haksız fiil hükümlerinin uygulanması söz konusu olacaktır.

Bu nedenle araç değer kaybı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen ‘Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri‘ başlıklı haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini hükümleri uyarınca talep edilecektir. Bu maddeye göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bahse konu maddeyi araç değer kaybına uygulayacak olursak;

1-)Bir kaza meydana gelmiş olması,

2-)Kaza sonucu araçta değer kaybı oluşması,

3-)Oluşan değer kaybı ile kaza arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.

Araç Değer Kaybının Hukuki Niteliği ve Tazminat 2

Yargıtay 17.HD. 2014/15955 E. 2014/13034 K.;Değer kaybı hesaplanırken dava konusu yapılacak araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.” 

Yargıtay 17.HD. 2015/11245 E. 2016/1045 K.; “Değer kaybı hesaplamasında tarafların iddia ve savunmaları ile birlikte aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kullanım tarzı, kilometresi ve olay tarihindeki yaşı mahkemece göz önünde bulundurulmaktadır.”

Tüm bu bilgiler ışığında ,araç değer kaybı gerçek zarar kapsamında olduğundan tazmininde kusur oranının esas alınması ve ödeme yükümlüsünün sorumluluktan kurtuluş sebebi olarak kusuru ileri sürebilmesi söz konusu olacaktır. Bu sebeple kazanın oluşumunda kusursuz olan veyahut daha az kusurlu olan iddiasını ispatlamak şartı ile sorumluluktan kurtulacaktır ve/veya kusuru oranında indirim talep edebilecektir. Aksi halde sorumluluktan kurtulması mümkün olmayacaktır.

GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Maddi hasarlı trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’dir (HMK md.2/1).

Ancak trafik sigortasını yapan şirkete açılacak tazminat davasına bakmaya görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir (6102 sayılı TTK md. 4/1-a, md.5/1).

Ölümlü veya yaralamalı trafik kazası nedeniyle açılacak maddi tazminat davasında birden fazla yetkili mahkeme vardır. Trafik kazası nedeniyle tazminat davasına bakmaya yetkili mahkemeler şunlardır:

1-)Trafik kazasının meydana geldiği yer mahkemesinde tazminat davası açılabilir (HMK md.16/1).

2-)Davalılardan herhangi birisinin ikametgahı mahkemesinde tüm sorumlululara maddi tazminat davası açılabilir (HMK md.6)

3-)Trafik kazaları nedeniyle açılacak tazminat davaları, zarar görenin, yani davacının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir (HMK md.16/1). 

4-)Sigortaya karşı açılacak davalarda ; trafik sigortası şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de maddi tazminat davası açılabilir (HMK md.14/2).

ZAMANAŞIMI

  • Tazminat Davası Esas Zamanaşımı Süresi: Trafik kazası nedeniyle zarar görenin, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak 2 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Zarara uğrayan, faili ve zararı daha geç öğrense bile her halukarda fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur (KTK md.109).
  • Ceza Zamanaşımı Süresi: Trafik kazası nedeniyle bir suç işlenmişse ceza zamanaşımı süreleri de uygulanır (KTK 109/2).

TAZMİNAT DAVASI KİMLERE KARŞI AÇILIR?

Trafik kazası hukuki niteliği itibariyle haksız fiil olarak kabul edildiğinden, maddi tazminat davası haksız fiil sorumlularına karşı açılır. Ancak, trafik kazalarında haksız fiili bizzat işleyenler dışında da tazminat sorumluları vardır. Trafik kazası neticesinde ölüm, yaralama veya herhangi bir malvarlığı zararı meydana gelmesi halinde aşağıdaki kişilere maddi ve manevi tazminat da davası açılabilir:

  • Aracın Sürücüsü: Trafik kazasında kusurlu olan aracın sürücüsü aleyhine tazminat davası açılabilir (BK md.49).
  • Aracın Sahibi: Aracın sahibi (KTK md.3) kural olarak aracın işleteni olarak kabul edildiğinden trafik kazası nedeniyle tazminat sorumluluğu vardır (2918 sayılı KTK md.85/1).
  • Aracın İşleteni: Trafik kazasına karışan aracın işleteni de oluşan her türlü zarardan sorumlu olduğundan işletene de maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (2918 sayılı KTK md.85/1). Trafik tescil kayıtlarında aracın sahibi olarak gözüken kimse, aynı zamanda aracın işleteni olarak kabul edilir. Araç sahibi, aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir. Motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde; aracın işleteni meydana gelen zarardan sorumlu olur. Başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse de işleten olarak kabul edilir (HGK 2015/2890 karar).
  • Sigorta Şirketi: Trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumludur (KTK md.91). Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesine göre, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.

Bu sitede paylaşılan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Barolar Birliği’nin ilgili düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmıştır. Bu bilgiler hiçbir şekilde reklam, teklif amacı gütmez. Tüm bu bilgilerin hazırlanma amacı avukat-müvekkil ilişkisi kurmak değildir.

Av.Haşim KARTAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ara