Görevi yaptırmamak için direnme(Mukavvemet) Nedir?

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Mukavemet) Suçu Nedir?

Görevi yaptırmamak için direnme (mukavvemet) suçu, kamu görevlisine (memur, polis, zabıta, avukat, hakim vs.) karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasıdır. (TCK md.265/1). Görevi yaptırmamak için direnme suçu, uygulamada görevli memura mukavemet suçu olarak bilinen, halk arasında polise mukaveme deyimiyle ifade edilen bir suç tipidir.

Görevi yaptırmama suçu, karşı kamu görevlisinin ilgili görevini engellemeye yönelik bir fiile verilen cezadır. Suçun işlenebilmesi için görev başında ve görevini yapmakta olan bir kamu görevlisine karşı işlenmesi gerekir. 

Kamu görevlisine karşı pasif direnme, emsal yargıtay kararları doğrultusunda suç olarak kabul edilmemektedir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu seçimlik hareketli bir suç olup, kamu görevlisine karşı icrai (aktif) nitelikte davranışlar olan tehdit veya cebir fiillerinin işlenmesiyle oluşur.

Görevi Yaptırmamak Suçunda (Mukavemet) Kamu Görevlisi Kimdir?

Türk Ceza Hukuku kapsamında belirtilen kamu görevlileri, özel hukuktan farklıdır. Kamu görevlileri, Türk Ceza Kanunu kapsamında 6’ıncı maddede düzenlenmiş, kamu görevlileri tek tek sayılmıştır. Bu bağlamda bu görevi yaptırmamak için direnme suçu 6’ıncı maddenin 1. Fıkrasının c bendinde sayılan kişilere karşı işlenebilir:

“Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,…”. Mağdur olan kamu görevlilerinin davaya katılma hakkı bulunmaktadır.

Türk Ceza Kanununa göre, zabıta, polis vb. gibi memurlar; bilirkişi, tanık, avukat, hakim, savcı vb. gibi yargı görevi yapanlar; belediye başkanı, belediye meclis üyesi, muhtar, milletvekili vb. gibi seçilmişler; ilçe seçim kurulu başkanı, seçim sandık başkanı vb. gibi atanmışlar Türk ceza kanunu uygulamasında kamu görevlisi olarak kabul edilmektedir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun (Mukavemetin) Unsurları

  • Görevi yaptırmamak için direnme suçu özgü bir suç olmadığından suçun faili herkes olabilir. Fail, kamu görevlisinin yalnızca kendisine değil, üçüncü kişi adına yapılan kamusal faaliyete dair engel de görevi yaptırmamak için direnme suçunu teşkil edecektir.
  • Suçun mağduru kamu görevlisi olmalıdır. Kamu görevlisi olan her kişi adına değil, kamu görevlisinin kamusal faaliyetini, görevini yerine getirmelidir. Şöyle ki; görevde olmayan bir polis memuruna karşı işlenen herhangi bir suç, görevi yaptırmamak için direnme suçu niteliğini taşımamaktadır. Hakim, her olayın durumuna ve niteliğine göre değerlendirecek görevi yaptırmamak için direnme suçunun işleyip işlenmediği mağdurun durumuna ve engel olunan faaliyetine göre değerlendirilecektir.
  • Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamusal faaliyetin yerine getirilmesinin engellenmesi ile oluşmaktadır. .
  • Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu görevlisine karşı kamusal faaliyetine engel olmak amacı taşıması halinde suç niteliğini taşıyacaktır. Ancak önemli olan bir nokta, kanun maddesinde de belirtildiği üzere, mağdura yönelik cebir ve tehdit kullanılması gerekmektedir. Mağdura yönelik cebir ve tehdit uygulanması suçun oluşumu için önemli bir şarttır. Cebir ve tehdit, görevini yaptırmamak için direnme suçu niteliğini taşımalıdır.
  • Kamu görevi ifa edilip bittikten sonra kamu görevlisine karşı işlenen cebir veya tehdit, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmaz. Örneğin, polis memuru bir kişiyi yakalayıp polis aracına koyduktan sonra, polisle yaşanan tartışma neticesinde polis memuruna saldırılması görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmaz.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun (Mukavemet) Cezası Nedir?

  • Görevi yaptırmamak için direnme suçunda temel ceza, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Suç adına yaptırım olarak adli para cezası olarak öngörülmemiştir.
  • Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde ise ceza, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası olarak belirtilmiştir.
  • Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması veya birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde ceza üçte bir oranında arttırılacaktır.
  • Suçun silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılacaktır.
  • Ancak adli para cezasına ilişkin şartların mevcut olması halinde mahkeme tarafından adli para cezasına hükmedilebilecektir. Bir yıl ya da altında olan hapis cezası, adli para cezasına çevrilebilecektir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda adli para cezasına hükmü verilmesi mümkündür. Adli para cezasının ödenmemesi halinde ise hapis cezasına çevrilecektir.
  • Suçun yaptırımı olarak hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı da belli şartlar altında verilebilecektir. İki yıl ya da altında olan hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Bunun yanında sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına onayı olması ve daha önceden bir sabıkası olmaması gerekmektedir. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veya cezanın ertelenmesi kararının verilebilmesi mümkündür.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Haksız Tahrik Nedir?

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Haksız Tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde ceza sorumluluğunu azaltan bir ceza indirimi nedenidir.

Kamu görevlisi görevini ifa ederken yasaya uygun bir şekilde hareket etmek zorundadır. Kamu görevlisinin muhatap olduğu kişilere karşı haksız bir şekilde hakaret etmesi, zor kullanması veya başkaca şekillerde söz ile tahrik etmesi halinde, kendisine karşı suç işleyen kişi haksız tahrik ceza indirimi hükümlerinden yararlanır. Bu konuda birçok yargıtay kararı mevcuttur.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Uzlaşma

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Uzlaşma, soruşturma aşamasında savcılık, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından uzlaşma bürosuna dosyanın gönderilerek taraflar arasındaki anlaşmadır. Ancak her suç uzlaşmaya tabi suç değildir, uzlaşmaya tabi olan suçlar belli başlıdır. Görevi yaptırmak için direnme suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir. Yargılamanın herhangi bir aşamasında tarafların uzlaşması ve kendi aralarında haricen anlaşması halinde yargılama aşamasına herhangi bir etkisi olmayacaktır. Taraflar uzlaşsa dahi yargılama devam edecektir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ceza hukukumuzda yargılamalar iki farklı mahkeme türünde yapılmaktadır: Asliye Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri. Asliye Ceza Mahkemelerinin görevli olduğu ceza davaları ceza üst sınırı 10 yılı geçmeyen davalardır. Bazı suç tiplerinin yargılanması 10 yılı geçmese bile Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılabilmektedir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda yargılama yapmakla görevli mahkeme, kanuni tanımında belirtildiği üzere suç tipinin herhangi bir şeklinin cezası 5 yılı geçmediği için Asliye Ceza Mahkemeleridir.

Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (Mukavemet) Yargıtay Kararları

Görevli memura direnme suçuna ilişkin olarak sanığın arkadaşı olan kişiye karakoldaki polis memurlarınca kelepçe takılmak istenmesi üzerine bu işleme karşı çıkarak görevli memurlara sövmesinden ibaret eylemiyle, görevli memura direnme suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırıdır. (Yargıtay 9.Ceza Dairesi 03.10.2007,  2007/7602E ,  2007/6975K  gününde  oyçokluğu)

Sanığın etkin direnme eylemi ile birlikte işlediği görevlilere sövme eylemlerinin 5237 sayılı TCY’nın 265. maddesinde öngörülen “…engellemek amacıyla cebir ve tehdit…” kapsamının dışında olması karşısında,  5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun  265 ve 125/3-a, 43/2. maddelerine uygun iki ayrı suçtan hüküm kurulması gerekirken, sövme eyleminin etkin direnme suçunun öğesi olmadığı gözetilmeden içinde eritilerek tek suçtan hükümlülük kararı verilmesi, ,(Yargıtay 4.Ceza Dairesi  07.09.2007 tarihli  ve  2007/7672E, 2007/6710K)

Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu ve hakaret suçundan yargılama yapılmıştır. Mahkeme sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat, hakaret suçundan ise mahkumiyet kararı vermiştir.Mahkemeye konu olan olay şöyle gerçekleşmiştir; müşteki polis memurları sanığın kendisine hakarette ve tehditte bulunduğundan bahisle sanık hakkında şikayetçi olmuşlardır. Sanık, polis merkezine getirilmiş ve sanıktan yasal işlem yapılması için kimliği istenmiştir. Ancak sanık, polis memuruna hitaben “Siz kim oluyorsunuz da beni alıyorsunuz, hepinizin kafasına sıkacağım, hepinizi yok edeceğim” demiştir.Yargıtay, mahkemenin görevi yaptırmamak için direnme suçunun “tehdit” unsurunu oluşturmasına rağmen sanığa atılı suçtan mahkumiyet kararı vermesi yerine beraat kararı vermesini doğru bulmamıştır. Bu nedenle mahkemenin kararına karşılık hükmün bozulması kararını vermiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/13461 Esas, 2019/24 Karar)

Sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan yargılama yapılmış ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Temyiz isteği üzerine Yargıtay dosyayı incelemiştir.Yargıtay, soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan müşteki ve olayın tek tanığın dinlenilmeden hüküm kurulmasını doğru bulmamıştır. Bunun yanında fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi gereği gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayin edildiğinden mahkeme karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/3624 Esas, 2019/68 Karar)

Sanık hakkında dosya üzerinden görevi yaptırmamak için direnme suçundan yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanık yargılama aşamasındaki beyanlarında, polis memurlarınca darp edildiğini iddia etmiştir. Sanık, bu savunmasını doğrular nitelikte adli rapor sunmuş, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak mahkeme tarafından haksız tahrik hükmü gözetilmeden karar verilmiştir. Yargıtay, mahkemenin sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı konusunda tartışılması gerektiğini belirterek mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/11744 Esas, 2018/16831 Karar)

Erzincan Ceza Avukatı

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu ve Ceza Avukatının Önemi

Türk Ceza Kanunumuzda yer alan bu suç tipi, ağır bir ceza davası olmamakla birlikte gerekli savunma ve ispatlar mahkemeye sistematik ve sağlıklı bir şekilde sunulmadığı sürece hak kayıpları ve büyük mağduriyetler yaşanması muhtemeldir.

Bu suçla ilgili tecrübeli bir ceza avukatı, müdafiinin aleyhine ve lehine tüm delil ve ispatları değerlendirerek mahkemeye yapacağı doğru bir savunma ile bu süreci hak ve zaman kaybı yaşamadan yönetebilir. Özellikle bu suç bakımından hangi davranışın mukavemet olup olmadığı konularında emsal kararlar doğrultusunda bir avukatın değerlendirmesi yerinde olacaktır. Dava sürecinizi hak kaybı yaşamamak ve mağduriyet yaşamamak için bir ceza avukatından destek almanızı tavsiye ederiz.

Erzincan Ceza Avukatı Nedir?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ara