Faturanın Hukuki İşlevi,İspat Gücü ve Faturaya İtiraz Nedir?

//

Av.Haşim KARTAL

Faturanın Hukuki İşlevi,İspat Gücü ve Faturaya İtiraz Nedir?

Ticari bir malı satan kişi tacir olarak vergi mükellefidir. Satışı takiben satış yaptığı kişiye faturayı keserek malın satışını belgeler, kendi ticari defterine satışı kaydeder. Daha sonra faturayı satın alana teslim eder. Teslim imza karşılığı olmak kaydıyla fatura 8 gün içinde itiraza uğramazsa alıcı fatura içeriğini kabul etmiş sayılır, satıcı satış bedelini ister. İşte faturanın hukuktaki ispat gücü budur. Satın alan kişinin tacir olup olmadığına göre yapılan satış işlemi ticaret hukuku ve tüketici hukuku çerçevesince değerlendirilir.

Ticari bir malın tacirler arasında satımını belgeleyen fatura satıcı tarafından kesilip alıcıya iletildiğinde alıcı içeriğini kabul ediyorsa ticari defterine işler ve bedelini anlaşma doğrultusunda öder. Eğer fatura içeriğini kabul etmiyor ise faturanın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde ticari defterine işlemeden ve itirazını bildirmek suretiyle yazılı olarak fatura aslını iade eder. Artık fatura tek başına ispat aracı değildir.

Faturada Bulunması Gereken Bilgiler Nelerdir?

1.      Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası

2.      Faturayı düzenleyenin adı, ticaret unvanı, iş adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve hesap numarası

3.      Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası

4.      Malın veya işin nevi miktarı fiyatı ve tutarı

5.      Satılan Malların, teslim tarihi ve irsaliye numarası

6.      Faturayı düzenleyen firmanın ticaret sicil numarası, sermaye tutarı ve MERSİS numarası

7.      Faturalar sıra numarası dahilinde düzenlenir.

8.      Mürekkepli kalemle, daktilo veya bilgisayar ortamında doldurulur.

9.      Satılan malların teslim tarihi varsa irsaliye numarası

10.  Kaşe ve İmza

11.  Faturanın baş tarafına iş sahibinin veya vekilinin imzası bulunur.

Ek olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.231/1’ e göre: “Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur:

1.      Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir.

2.      Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.

3.      Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.

4.      Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur.

5.      Faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.

6.      Vade farkı fatura da yer alması gereken zorunlu kayıtlar arasında değildir.

Buna göre faturanın müşteriye teslim edilmiş olma durumunu ispat etmek zorunluluğu satıcı tarafın yükümlülüğündedir.

Faturanın İspat Gücü Nedir?

     Satıcı ile müşteri arasında Türk Ticaret Kanunu’nun 21/3 maddesinde belirtildiği üzere: “Telefonla telgrafla herhangi bir iletişim veya bilişim aracı ile veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmeler ile yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde bir itirazda bulunmamışsa söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye ve açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.” denmektedir.

Fatura düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde kendisine tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz etmeyen gerçek ya da tüzel kişi aleyhine de delil olabilecektir.

Faturayı düzenleyen tacirin TTK 21/3 hükmündeki karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim eden ile adına fatura tanzim edilen arasında:

        I. Öncelikle temelde bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Bu şart faturanın ticari bir belge olmasının yanında mücerret olmadığını da göstermektedir.

     II. Taraflar arasında akdi ilişki bulunması (yani faturanın akdin ifası ile ilgili düzenlenmiş olması) gereklidir. Buradaki akdi ilişki satış sözleşmesi olabileceği gibi başka tip sözleşmeler de olabilir. Mamafih taraflar arasındaki ticari ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanıyorsa faturanın bu sözleşmeye uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

İlgili kanuna göre; kendisine tebliğ edilen faturaya 8 gün içinde itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu/faturada yazan borç miktarının taraflar arasındaki akdi ilişkiden kaynaklandığını faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Bununla beraber fatura içeriğinin aksine yönelik faturaya süresinde itiraz etmeyen taraf iddiasını yazılı delillerle kanıtlamak durumundadır. Yine de yazılı sözleşmeye uygun düzenlenmeyen faturaya itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılmaz. Bir başka yönden bakıldığında 8 gün içinde faturaya itiraz etmiş olduğunu kanıtlayamayan alıcı-tüketici için faturada yazılı bedel bağlayıcıdır.

Bunlarla beraber, tebliğ edilen faturaya, karşı tarafça itiraz edilmemesi akdi ilişkinin ispat edildiği anlamına gelmez. Akdi ilişkinin ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 187-224 maddelerine göre ispatı gerekir. Yani faturanın düzenlenmiş olması tek başına akdi ilişkinin varlığını da ispat etmemektedir.

Fatura ve Ticari Defterler İlişkisi Nedir?

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (6100 s. K. m. 222/1, 6102 s. K. m. 83/1)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/1 maddesi hükümlerine göre “Tacir, bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla yükümlüdür.”

Buna göre tacirin ticari işleri ile ilgili basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek sorumluluğu (18/2) da göz önünde bulundurularak ticari defterlerini eksiksiz ve zamanında tutması esas tutulmuştur.

Öyle ki ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (6100 s. K. m. 222/2)

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olmaktadır. (m.222/4)

Ayrıca kanun: “Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” demek suretiyle ticari defterlerin delil hukuku açısından esaslarını açıkça belirlemiştir.

Yukarıda açıklanan hükümler fatura açısından incelendiğinde şu sonuçlara ulaşılmaktadır:

Malın teslim alındığına ilişkin kayıt defter sahibi aleyhine delil teşkil eder.

Kendisine fatura tebliğ edilen kişi tacir değilse faturayı tanzim eden tacirin ticari defterlerindeki kayıtlara göre karar verilemez.

● Fatura konusu malın her iki tarafın ticari defterlerinde yer alması halinde davalının fatura bedelini ödediğini kanıtlaması gerekir.

Ayrıca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılmaktadır. (m.222/5)

Faturaya İtiraz  Nedir?

Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.”

Yasal olarak, fatura münderecatına kısmen veya tamamen itiraz yapılabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken iki önemli husus;

    – Fatura tutarının tamamına yapılan itirazlarda, fatura aslının muhataba iadesi yerinde olacaktır. 

    – İtirazın kısmi olması halinde ise herhangi bir faiz ödemesine maruz kalmamak için itiraz olunmayan kısma yönelik ödemenin yapılması uygun olacaktır. 

İtiraz Süresi Nedir?

Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. Örneğin, ayın 1’inde tebliğ edilen bir fatura için son itiraz tarihi aynı ayın 9’udur. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur.

Faturaya İtiraz Edilmemesinin Sonuçları Nelerdir?

Faturaya süresinde itiraz edilmemesinin, düzenleyen lehine delil olabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi olması ve bunun kanıtlanmış olması gerekir. Her ne kadar kanunda faturaya 8 gün içinde itiraz edilememesi halinde faturanın içeriğinin kabul edildiği ifade edilmişse de bu hüküm faturadaki her türlü bilginin doğruluğunun kabul edildiği veya malın alıcıya teslim edildiği anlamına gelmez. Aksini ispat her zaman mümkün olabilecektir.

Bunun için sunulacak iddia ve deliller çerçevesinde, faturaların gerçek alım ve satım karşılığı olup olmadığı, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin usulüne uygun olup olmadığı, teslim tesellüm belgeleri, bedellerin ödendiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan ödeme belgeleri ile satıcının banka hesabına gönderilip gönderilmediğinin tespiti ve faturaları düzenleyen mükellefin bu fatura içeriğine ilişkin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılması mümkün olacak hususlardır.

Faturanın Hukuki İşlevi,İspat Gücü ve Faturaya İtiraz Nedir? Erzincan Ticaret Avukatı Nedir?

Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin T. 19.01.1978 1977/1857 E. Ve 1978/63 K. sayılı kararında;

Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten başlayarak sekiz günlük sürede içindekiler  (münderecat)  hakkında bir itirazda  bulunmamış ise onu kabul etmiş sayılır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03.04.1978 1978/1788 E. Ve 1978/1687 K. sayılı kararında;

“Salt faturanın bildirilmesi  alacak hakkı doğurmaz;  satış sözleşmesine dayanan davacı tacir, bu ilişkiyi ve malın teslimini kanıtlamalıdır. ”

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 11.03.2002 tarihli ve 2002/636 E., 2002/2380 sayılı kararında :

Davacının ibraz ettiği fatura açık fatura olup davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir belge olduğundan tek başına satım ilişkisini ispata yeterli  değildir.  Faturada  belirtilen  malların  davalıya  teslim edildiğini, yazılı bir belge ile isnat edilmediğinden, davacının iddiasını ispat ettiği söylenemez. “

Daha fazla makale için tıklayınız.

Gerekçeli Karar Nedir? Gerekçeli Karar Yazıldı Nedir ?

Hırsızlık Suçu ve Değer Azlığı Kurumu Nedir?

E-Duruşma Dönemi

Yorum yapın